Gülle atma
Yrd. Doç Dr. İlhan Ağırbaş
Sözlük anlamı: Küresel bir ağırlığın omuzdan fırlatılmasına dayanan pist ve alan sporudur.(1)
Günümüzde M. Ö. 3. yüzyıldan kalma bronz taş atıcısının heykelleri vardır. (Resim 1) O çağlarda güreşçiler tutuşu ve ensedeki kaslarını kuvvetlendirmek amacı ile içi kurşun doldurulmuş taş atarlardı.(4)
Taş yerine gülle (top güllesi) ilk kez İngiliz ordusundaki spor gruplarında kullanıldı 16 İngiliz Pfund (7,257 kg.) ağırlığında ve 7 İngiliz ayağı (2.134 m.) genişliğinde bir alandan atıldı. Bu mesafe 1857 yılından beri geçerlidir.(6) Daha sonra diğer ülkelerce benimsenmesi ile uluslar arası geçerlilik kazandı. (4)
Çizim 1: Güllenin
Ölçüleri(3)
Bayanlarda
ise ilk Dünya rekoru 1934 yılında G. Mauermayer (Alman) tarafından 14.38m. ile
elde edildi. Bayan güllesinin ağırlığı ise 4 kg. olarak kabul edildi. (3)
Gülle atmada
önemli kilometre taşlarından bir tanesi P.O.Brien’dir. O güne kadar 90˚
olan dönme atışını P.O.Brein değiştirdi. İlk defa sırtı atış yönüne dönük
olarak yani 180˚ lik atış açısı ile atış tekniğini geliştirdi. 1956 ve
1960 Olimpiyat şampiyonluğunu elde etti.
P.O.Brein
gülleyi 20 metrenin üzerinde atmayı kafasına koymuştu. Arabasında sürekli bir gülle
taşır nerede aklına gelirse uygun bir yer
bulur, saatlerce gülle atardı. Kısa süre sonra onu gülle atma tiki olan
adam diye çağırmaya başladılar.
Dünya şampiyonu olduğu sürece bu ünden rahatsızlık duymadı.
P. O. Brein
gülleyi ilk defa 1953 yılında 18.00metrenin üzerinde atmayı başardı. Üç yıl sonrada
1956 yılında 19.00 metrenin üzerine taşıdı en son kırdığı dünya rekor 1959
yılında 19.30 m. oldu. (6)
Güllenin hızlanmasını geliştirici ilave teknik gelişimini Sovyet antrenörleri sağladı. “Kalçanın omuzlardan önce dönmeye başlaması dolayısı ile ayak ve bacağın dönüş hareketine öncelikli olarak katılması“(5)

Resim 1: Taş atıcısı, Bronz, M.Ö. 3. Yüzyıl(4)
Doğu
Alman Güllecileri yeni bir varyasyonu tartışmaya açtılar “Kısa-
Uzun-Varyasyonu”
· Kısa bir kayma hareketi ile kayma ayağını çemberin ilk yarısında yere basarak iki bacak arasındaki mesafeyi uzattılar ve itme fazında güllenin yolunu uzun tutarak daha etkili bir itiş olanağı sağladılar. (6)

a=Başlama fazı........................ b=İtiş fazı
1972 yılında
herkesi heyecanlandıran dikkatleri üzerine çekilen yeni bir teknik
geliştirildi. İlk uygulayıcısının adı ile Barışnikow yada Dönerek atma
tekniğidir. Burada amaç hızlanma yolunu uzatarak bir avantaj elde edebilmektir.
Nitekim 22 metrelik dünya rekorunun geliştirilmesinde büyük etkisi vardır.

a=Başlama
fazı................. b=İtiş fazı
Gülle
demirden, pirinçten yada pirinçten daha yumuşak olmayan bir maddeden yapılır
yada bu madenlerin içi kurşun yada başka bir madde ile doldurulur. Yüzeyinin
düzgün bir küre biçiminde olması zorunludur.
Gülle atma çemberinin önüne konan çarpma takozu iç kenarı çemberin iç kenarına
tamamen uyacak bir kiriş biçiminde ağaç yada diğer uygun bir maddeden yapılır.
Yere çok sağlam ve kıpırdatılmayacak bir şekilde yerleştirilmelidir.
Çarpma
takozunun içten uzunluğu 1.21-123 m., genişliği 11.2-11.6 cm. yüksekliği 9.8
-10.2 cm. olmalıdır.
![]()
Çizim 4: Çarpma takozunun
çizimi (3)
Çemberi
atış yönüne dik açı ile tam ortadan ikiye bölen çizgi iki yana en az 75cm.
uzatılır 50mm. eninde beyaz olarak çizilir. (8)
Atış
sonrasında bu çizginin gerisinden çıkılmalıdır. Atış sonrası önden çıkış
fauldür.


Gülle
atmadaki başarıyı etkileyen en önemli faktör kuvvettir.
Güle atmanın
karakteristik yapısını belirleyen özellikler şunlardır.
* Kısa bir
hızlanma mesafesi, (Diğer atma branşlarına göre)
* Çok kısa
bir zamanda özellikle itme fazında büyük bir itme gücünün devreye sokulması.
Yukarıdaki
nedenlerle geçtiğimiz yıllarda kat edilen mesafenin arttırılmasına ve mümkün
olduğu kadar düz bir çizgide atışın gerçekleştirilmesi konularında uğraş
verilmiştir.
Teknik
açıdan başarılı bir atışın gerçekleştirilebilmesine etki eden faktörlerse,
* Kişinin
yapısına uygun, biomekanik açıdan en elverişli başlangıç pozisyonunun alınması,
* Bütün sistemi etkileyecek ilk
hızlanma için aktif bir başlama fazı,
* Çabuk,
yatay, sürat kaybetmeden aynı zamanda vücudu itmeye hazırlayan bir kayma
hareketi,
* Mümkün
olan en kısa sürede kaymadan itme hareketine geçiş,
* Güllenin asıl hızının kazanacağı patlayıcı bir itiş hareketinin gerçekleştirilmesi.(2)
Başlama fazı
biomekanik açıdan direk olarak atılan mesafeye etkisi yoktur. Bu fazda henüz
gülleye etki edecek bir şey yapılmaz. Başlama pozisyonunun en önemli görevi
atıcıyı biomekanik açıdan en uygun hız alma yolunun başına getirmektir. Bunun
için gerekli olan gevşek bir başlangıç hareketidir.
Başlama
pozisyonu: Atlet
sırtı atış yönüne dönük olarak çemberin içersinde dik olarak durur.
Gülle atış
elinin parmaklarla el ayasının birleştiği yerde tarak kemikleri üzerine başparmak ve parmaklar
yanlara doğru hafif gergin açılarak tutulur. Çenenin sağ altbölümüyle boyun arasındaki
üçgen bölgeye yerleştirilir.

Çizim
7: Güllenin Tutuluşu (3)
Başlama
hareketi farklıdır. (Savurma bacağını ekstrem yükseğe kaldırılarak, savurma
bacağının minimum yükseğe kaldırılarak, savurma bacağı kullanılmadan.)
Başlangıç
için ikinci versiyon tavsiye edilir. Çünkü denge problemi olmaz, daha gevşek
start pozisyonu sağlanabilir.
Vücut dik duruş pozisyonundan, omuzların dengesini bozmadan öne doğru eğilir. Buna paralel olarak destek ayağı (sağ) bükülür, aynı anda da sol ayak geriye doğru (Kalça hizasından yüksek olmamak kaydı ile) savrulur ve hemen arkasından tekrar destek ayağının yanına yaklaştırılır. Aşağı yukarı bir ayak gerisine getirilir.
Vücut
ağırlığı sağ ayak üzerindedir. Bakışlar atış istikametinin tersine-aşağı,
çaprazdır. Sol el atış yönüne karşı yöndedir.
Böylece Başlama hareketinin sonunda start pozisyonuna gelinir. Bu konumda Gülle izleyeceği yolun en alçak noktasına gelmiştir. Bu sıradaki gövde ile bacak arasındaki açı (kalça açısı) 50° destek ayağının diz açısı ise aşağı yukarı 100° dir. (2)
Savurma
bacağının aktif harekete katılması ve sağ bacağın gergin hale gelmesi ile
birlikte atış için gerekli olan ilk pozitif hız kazanımı bu fazda meydana
gelir. Güllenin uçuş hızının %15-20’si
bu fazda meydana gelir.
- Savurma bacağının, devreye girmesi dizin aktif olarak
açılımı ile birlikte olur. Bacak yerden ve hızlı bir şekilde atış istikametinde
hareket eder. Ağırlık merkezinin yerden yükselmemesi için geriye doğru itilen
ayağın kalça yüksekliğini geçmemesi gerekir.
- Sağ bacağın gerilmesi de,
yerden ve atış istikametine doğru gerçekleştirilir ( Optimal itiş açısı 60°
). İtiş taban ve topukla gerçekleşir. Topuğun deveye girmesi ağırlık merkezini
aşağıda tutabilmek için uygun şartları oluşturur.
- Start pozisyonuna göre Gövdenin pozisyonu değişmez. Bacağın itişi ve savurma bacağı hareketiyle birlikte vücut bir parça doğrulmuş durumdadır. (Start pozisyonuna göre aşağı yukarı optimal 15-20°) Bu doğrulma, güllenin hareket doğrultusunda bir miktar yükselmesine yol açar. (2)
KAYMA FAZI
Kayma
fazında bütün sistem, atlet ve güllenin yerle teması kesilir. Gülleye tekrar
aktif olarak etki edebilmek için bu fazın mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde
aşılması gerekir.
Buradan
çıkan sonuca göre kayma hareketinin çabuk ve yere yakın bir şekilde aşılması
gerekir.
Kayma
fazının en önemli işlevi vücudun itmeye hazır hale gelmesidir. Gülle kayma fazı
esnasında ayağı geçer ve omuz ekseni konumunu değiştirmezken kalça ekseni atış
yönüne doğru döner.
Kayma bacağı
itişini tamamladıktan sonra dizden bükülür ve ayak ucu sola döndürülerek yere
konuşlandırılır bu aynı zamanda sağ kalçanın da öne doğru dönüşüne neden olur.
Aynı anda savurma ayağı da aktif olarak yere konur. Bacak ve kalçanın öne doğru dönüşü (bu esnada omuz ekseni hala başlangıç konumundadır) gövdenin hafif doğrulmasına neden olur; Gülle hareket yolu üzerinde bir parça daha yükselir. (Aşağı yukarı 15-20°)
Gövdenin
aktif doğrulması mutlaka önlenmelidir.
Atıcı itiş fazında hızlanma yolunu uzun tutabilmek için bütün dikkatini güllenin atış istikametinin tersi yönde en uzak noktada tutmalıdır. (2)
Geçiş fazı
kayma hareketinden etkili bir itme hareketine geçişi koordine etmelidir.
Öncelikle sağ ayak yere konuş esnasında meydana gelecek olan frenleme etkisini amortize etmelidir.
Bu nedenle
sağ ayağın diz açısı aşağı yukarı 120° açı ile bükülü olarak ayak ucunda
yere konmalıdır. (resim) ayak ucu aşağı yukarı atış yönüne 110-120°
açı ile yere konur.
Atletin sağ
bacağının çabuk açılmaya başlaması buna bağlı olarak 2. pozitif hızlanmanın
uygulanabilmesi, kayma öncesi başlangıçta gülleye uygulamış olduğu kuvvet ve
sürate bağlıdır.
Geçiş fazı
(Kaymadan sonra sağ ve sol bacağın yere konduğu zaman farkı) çok kısa
sürmelidir.
Sol bacağın
yere konuşu aktif olmalıdır. Ayağın iç kenarı çarpma tahtasından yarım ayak
geriye konur. İtme fazında uzun ve iki ayağın etkin bir şekilde hızlanmaya
etkisini sağlamak için güllenin geçiş fazında mümkün olduğu kadar az yol kat
etmesi gerekir. Bu yüzden vücudun üst kısmı gülleyi mümkün olduğu kadar geride
tutabilmek için bu faz esnasında pozisyonunu değiştirmemelidir.
Sağ ayağın
yere bastığı anda omuz ekseni (Sağa doğru dönüktür ve kalça ekseni ile
aralarında 90° lik bir açı vardır.) daha sağ
bacağın üzerindedir. Sol bacağın yere konması esnasında sağ omuz buna bağlı
olarak gülle sağ bacağın üzerinde kalmalıdır.
Omuz ekseni sol kolun hala geriye dönük halini koruyacak kadar dönebilir. (yandan bakıldığında) Sol omuzun sağ omzu geçmemesi gerekir. Kalça açısı aşağıdan sağ bacağın yere konuşunda 90°, sol bacağın yere konuşunda 100° yi geçmemelidir (2)
Güllenin
asıl uçuş hızının %80-%85’ı bu fazda ortaya çıkar. Gerekli şartlar ise
şunlardır.
· Büyük bir itme gücü.
· Optimal uzun bir yol(Güllenin yolunun
Erkeklerde 1,65m. bayanlarda 1.55m.uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir)
· Çok kısa bir zaman birimi (0,2
saniyenin altında)
Sol
bacağın yere konmasından sonra (Gülleci bu anda en uygun itme pozisyonundadır)
Fikse edilmiş vücudun sol tarafı etrafında patlayıcı bir itme ve dönme hareketi
başlar.
Sağ
bacağın öne ve yukarı açılımı ile gergin hale gelmesine bağlı olarak Sağ ayak,
diz ve kalçanın sağ tarafı Kalça ekseninin atış istikametine paralel hale
gelinceye kadar dönmeye devam eder.
Omuzlarda
dönüşe katılır kalçaya atış yönüne paralel hale gelir (Dirsek atış yönüne
dönmüş ve güllenin arkasında yer alır) Omuz ve kalça ekseni birbirine parelel
ve dik açıda durmasına yardımcı olan sol koldur.
Gülle kalça ekseninin atış yönüne dik
açı konumuna geldiğinde boyundan ayrılır.
Sol
bacak önce dayanma ve kaldıraç fonksiyonu görür. Fakat son aşamada yukarı doğru
açılma ve itme hareketine yardımcı olur.
Atış tüm vücudun ve kolun gerilmesi açılması ve arkadaki hatta iki bacağın yeri iterek (Atış esnasında iki bacak arasındaki aralığa bağlı olarak) en uygun 41° lik atış açı ile terk eder. (2)
21
m. ve üzerinde bir atış için 13m/s. nin üzerinde bir atış süratine ihtiyaç
vardır.
A.
MAHERAS’a göre atış yüksekliğine ve hızına bağlı olarak değişen atış açılarını
aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz
|
Hız (m/sn) |
|||||||
|
|
11 |
12 |
13 |
13,5 |
14 |
14,5 |
15 |
|
Atış
Yüksekliği (m) |
|
|
|
|
|
|
|
|
1,8 |
41,4 |
41,8 |
42,3 |
42,5 |
42,6 |
42,8 |
43,0 |
|
1,9 |
41,2 |
41,7 |
42,2 |
42,4 |
42,6 |
42,7 |
42,8 |
|
2,0 |
41,0 |
41,6 |
42,0 |
42,2 |
42,4 |
42,6 |
42,7 |
|
2,1 |
40,8 |
41,4 |
41,9 |
42,1 |
42,3 |
42,5 |
42,6 |
|
2,2 |
40,6 |
41,2 |
41,7 |
41,9 |
42,2 |
42,3 |
42,5 |
|
2,3 |
40,4 |
41,1 |
41,6 |
41,9 |
42,0 |
42,2 |
42,4 |
Tablo 1: Atış
yüksekliği ve hızına bağlı olarak optimum atış açısı (7)
1-) Ana Britanika Ansiklopedi, İstanbul, 1988, Cilt 10,
S.147
2-) BAUERSFELD,
K.H.; SCHRÖTER, G.: Grundlagen der Leichtathletik, Berlin, 1980, S. 296-300
3-) Der Sport
Beook Haus Spor
Ansiklopedisi, Wiesbaden, 1971, S. 260
4-) DİEM C.: Welt
Geschichte des Sports und der Leibeserziehung, Stuttgert,
1960, S.156
5-) İŞLER, M.: Atletizm, Ankara,1997, S. 352
6-) JONATH; U.;
HAAG, E.; KREMPEL,R.:
LeichtathletikS.43-71
7-) MAHERAS, A.: Gülle Atmada Optimum Atış Açısı, Atletizm
Bilim Ve Teknoloji
Dergisi 17. Sayı Ankara.1995 S 26
8-) TEKİL N.: Atletizm
İstanbul, 1984, S. 122