ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN SPOR YARALANMALARI

 

Prof.Dr.Emin ERGEN

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim Dalı

Cebeci 06590 Ankara

 

ÖZET

Çocukların spora katılımının artmasıyla birlikte yaralanma sıklıklarının da artış gösterdiği izlenmektedir. Çeşitli ülkelerde yapılan istatistiksel çalışmalar yöntem açısından farklılıklar gösterdiğinden sağlıklı bir karşılaştırma yapılamamakla beraber genel olarak temas ve mücadele sporları daha yüksek risk taşıdığı söylenebilir.  Diz ve ayak bileği en sık zedelenen bölgelerdir. Kronik sorunlar akut sorunlara oranla daha sık gözlenmektedir. Yaralanma nedenleri çok etkenlidir ve her spor dalı ve cinsiyet için farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle sporcuyla ilgili her kesimin (eğitimci, anne-baba, sağlık personeli) analitik yaklaşımı gerekmektedir.

 

GİRİŞ

Spor sektörünün gittikçe artan ekonomik boyutları ve başarıya güdümlü spora katılım daha çok çocuğun ve gencin sporcu olma isteğine yol açmaktadır. Bu istek çoğu zaman anne-babalar, beden eğitimi öğretmenleri veya antrenörler tarafından desteklenmektedir. Yetenek olarak tanımlanan ve ileride yüksek performans beklentisi duyulan çocuklar erken yaşlarda ağır antrenman programlarına alınmakta ve çoğu zaman tıbbi destek olmadan çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu kitleye kulüp veya okul çalışma/antrenman düzeni dışında, organize olmadan (sokak, mahalle karşılaşmaları şeklinde) katılan önemli bir kitle daha bulunmaktadır. Sadece spor kulübü veya okulda değil, organize olmayan tarzda da spora, fiziksel etkinliklere katılan büyük bir grup bulunmaktadır(24). Dolayısıyla, okul ve kulüpte yapılan spor etkinlikleri ile dışarıdakiler çocuklar üzerine farklı etkide bulunabilmektedir. Ülkemizin genç nüfusunun spora katılımına ve ortaya çıkan yaralanmalara ait istatistik verilerden yoksun olmakla birlikte bu oranın gittikçe arttığı tahmin edilmektedir. Çeşitli sağlık kurumlarına spor yaralanması nedeniyle başvuran çocukların sayısında artış olduğu dile getirilmektedir. Yetişkin yaşlardaki sporculardan önemli farklılıklar gösteren bu yaş grubunun sağlık ihtiyaçları da farklılıklar göstermektedir. Öte yandan, birçok çocuk ev içinde , bilgisayar karşısında oynamayı veya televizyon izlemeyi tercih etmektedir. Bu çocukların koruyucu hareket kalıplarını öğrenme şansları olmamakta ve dışardaki oyunlarında daha kolay yaralanabilmektedirler. Bu nedenle, sporun ve oyunun okul çağlarında ciddi bir programla ele alınması hem eğitim hem de korunma açısından büyük önemtaşımaktadır.

 

EPİDEMİYOLOJİK ÇALIŞMALAR

Çocuklarda görülen spor yaralanmalarına ait istatistik bilgiler önlem açısından oldukça değerlidir. Belirli bir grup spora katılan çocuğun kesitsel olarak (belirli bir zaman diliminde) ortaya çıkan yaralanmaları (prevalans) ile tanımlanmış bir zaman diliminde gözlenen bir grubun ortaya çıkan sorunları (insidans) açısından eldeki veriler oldukça sınırlıdır. Williams J.M. ve ark.(1998) bir yıl boyunca 11-15 yaşları arasında 4710 çocukta ortaya çıkan yaralanmaları retrospektif olarak incelediklerinde sağlık desteği alması gereken olguların %42 olduğunu, erkeklerin kızlara göre ve alt ekstremitelerin üste göre daha sık yaralandığını bulmuşlardır(34).  Bienefeld M. ve ark (1996) Kanada’da 1 yıllık arşiv raporlarında 7527 tane 0-19 yaş arasındaki çocuklarda spor yaralanmalarını 1000 çocukta 174 olarak bulmuşlardır(5). Başka bir deyişle hastaneye başvuran her 1000 olgudan 174ü sporla ilgilidir ve erkekler kızlardan daha sık yaralanmaktadır. Sorensen L. ve ark.(1996) tarafından 6096 kişilik bir seride yapılan benzer bir araştırmada Danimarka’da her 1000 olgudan 73’ünün sporla ilişkiliş olduğu saptanmıştır(28). Erkeklerle kızların yaralanma sıklığı benzer bulunmuştur ve olguların %37si kontüzyon % 22si ise kırıklardır. deLoes ve ark.(1995) nın İsviçre’de 7 yılı kapsayan ve 14-20 yaşları arasındakilerin sigorta kayıtlarına dayanarak yaptığı araştırmada çocuklar için hentbol (7.6/10000 oyun saati) ve buz hokeyinin(8.6/10000 oyun saati) en riskli spor dalları olduğu bulunmuştur(17). Kingma J. ve ark(2000) Hollanda’da tarafından yapılan bir başka çalışmada 4-13 yaşları arasındaki 505 çocuk sporcu izlenmiş 12-13 yaşlarındaki gruptan her 1000 çocuktan %4.8 inin yaralanma riski olduğu saptanmıştır(15). Bu araştırmada üst ekstremitelerin daha fazla travmaya maruz olduğu belirtilmektedir. Yine Hollanda’da başka bir araştırmacı (Backx F.B. ve ark. 1989) 8-17 yaşları arasındaki 7468 olgudan 791’inin sporcu çocuklara ait olduğunu, %31’inin tıbbi tedavi gerektirdiğini, ayak bileğinin en sık yaralanan bölge olduğunu, yaralanmaların büyük çoğunluğunun (%77) kontüzyonlar ve çekme (strain) olduğunu bulmuşlardır(4). Velin ve ark. (1994) Fransa’da acil servise başvuran 8641 olgudan 541’inin çocuklar olduğunu (yaş ort. 11.2 yıl), bunlardan %14’ünün hastanede tedavisinin gerektiği ve %7.6 sının ise cerrahi tedavi gördüğü belirtilmektedirler(32).Aynı araştırmaya göre, yaralanmaların %12.7si maç/müsabaka sırasında, %36.3ü okul sporlarında ve %51 i serbest (organize olmayan) fiziksel etkinlik katılımlarında görülmektedir. Kvist M. ve ark (1989) Finlandiya’da 3 yılı kapsayan araştırmalarında 6-15 yaşlarındaki 1124 çocukta hastanede tedavi gerektiren olguların %9 kadar olduğunu söylemektedirler(16). Bu olguların %70 i organize olmayan spor etkinliklerinde (rekreatif, kayak, kış sporları) ortaya çıkmıştır ve %26sı kırıklardan oluşmaktadır. Ülkar ve ark. (2002) tarafından Türkiye’de yapılan bir çalışmada polikliniğe başvuran çocuk sporcularda hastanede tedavi gereği olanların oranının % 13.8 olduğu bulunmuştur(30). A.B.D.’de yapılan bir araştırmada antrenör tarafından doldurulabilen formlar ile, oyuncuyu antrenmana veya maça devam etmekten alıkoyan, acil servise başvuru gerektiren yaralanmalarla ilgili olarak 7-13 yaşlarında 1659 çocuk 2 sezon boyunca izlenmiş ve beyzbol, softbol, amerikan futbolu ve futbolda karşılaşılan sorunlar ele alınmıştır(25). Futbol %2.1 ile en sık yaralanma oranı göstermiş, bunlardan %1’inin ciddi olduğu bulunmuş ve maçtaki yaralanmaların daha fazla olduğu saptanmıştır.

 

Ülkar ve ark(2002) Türkiye’de yaptıkları araştırmada polikliniğe başvuran çocuk yaralanması olgularının  %23.3 futbol, %17.2 basketbol, %14.5 voleybol gibi takım sporlarında ortaya çıktığı gözlenmiştir(31).

 

YARALANMA ŞEKLİ

Watkins J. ve ark (1995) İrlanda’da 5-17 yaşları arasında 397 çocuğun verilerinden yola çıkarak akut ve kronik olguların yaklaşık yarı yarıya olduğunu belirtmektedir. Diğer kaynaklarda da bu oran yaklaşık olarak aynı özellikler göstermektedir(33). Ancak cinsiyet ve spor dalı özelinde oranlarda değişiklikler görülebilmektedir.

 

            1-AKUT YARALANMALAR

 

A.B.D.’de Adirim TA ve Cheng TL.(2003) tarafından yapılan bir araştırmada her üç okul çocuğundan birisinin hekim tarafından tedavisi yapılması gereken ciddi bir spor yaralanmasına maruz kalma olasılı olduğu gösterilmiştir(2) Kuzey İrlanda’da yapılan bir başka çalışmada (Abernethy L, MacAuley D.,2003)ise yaralanma nedeniyle acil servise başvuran 11-18 yaş grubundaki 194 çocuğun %51’inin spora bağlı sorunu olduğu saptanmıştır(1). Bu çocukların %71’inin 3 hafta içinde sportif etkinliklere döndüğü belirtilmektedir. Daha geniş bir hasta grubunda yapılan çalışmada (Damore DT, Metzl JD, Ramundo M, Pan S, Van Amerongen R.. 2003) 5-21 yaş arasında spor yapan çocuk ve gençler incelenmiş, 1275 olguda görülen 1421 yaralanma analiz edilmiştir(7). Acil servise başvuran bu hastalarda burkulma , kontüzyon ve kırıklar ilk sıraları almaktadır (sırasıyla %34, 30 ve 25). Kız çocuklarda ve gençlerde burkulma ve kontüzyonlar erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Alt ekstremitelerin üst ekstremitelere oranla daha sık yaralanmaya maruz kaldığı bildirilmektedir (3). Güreş, cimnastik ve buz hokeyi ciddi (katastrofik) yaralanmaların görülebildiği spor dalları arasında sayılmaktadır(19). Ayrıca, basketbol  ile tramplen ve kule atlama dallarında da önemli sorunlar yaşanabileceği ve bu sporlarda yüksek risk olduğundan önlem alınması önerilmektedir (20,23). Danimarka’da yapılan bir çalışmada (Sorensen L. ve ark.1996)yataklı serviste tedavi edilmesi gereken spor yaralanmaları oranın %3.8 olarak verilmektedir(28).


Futbol oynayan çocuklarda sık görülebilen bir başka sorun kafa travmalarıdır. ABD’de 240 deneğin sezon içinde prospektif izlemine dayana bir araştırmada (Guskiewicz KM, Marshall SW, Broglio SP, Cantu RC, Kirkendall DT.2002) ortalama 15 kadar konküzyon olgusu bildirilmiştir(12). Futbolda görülen bu travmalarda kalıcı nörolojik sorunlara rastlanmamış olması sevindiricidir. Bunun yanısıra, en korkulan kafa travması komplikasyonu “ikinci impakt sendromu – second impact syndrom”dur . Çocuklarda biraz daha fazla olduğu öne sürülen bu sendromun ortaya çıkma olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Aslında yanlış kullanıldığı öne sürülen bu terim yerine “diffüz beyin ödemi” kullanılması önerilmektedir(20).

 

            2-KRONİK SORUNLAR

 

Ergen ve ark(2001) tarafından yapılan araştırmada çekmenin (%47) çocuklarda en sık rastlanan spor yaralanması şekli olduğu görülmektedir(9). 238 olguya ait bu araştırmada kronik yaralanmaların tüm yaralanmaların 2/3ü kadar olduğu saptanmıştır ve akut yaralanmalar 1/3 kadar bulunmuştur. Akut yaralanmaların yanısıra kronik kas-iskelet sistemi sorunlarının da gittikçe artış gösterdiği belirtilmektedir. Öte yandan, tıbbi yaklaşımlarla cevap alınamayan sorunlarda refleks simpatik distrofi (RSD), fibromyalji ve/veya aşırı antrenman sendromu (over training syndromu) düşünülmelidir (27).

Kronik sorunlar arasında stres reaksiyonlarının (kırıklarının) özel bir yeri bulunmaktadır. 1996-1997 yılları arasında 18 ay içinde Japonya’daki 39 hastaneye başvuran 20 yaşın altındaki 208 sporcuya ait 222 stres kırığı olgusu analiz edilmiştir. Erkeklerde yaş ortalaması 14.4 ve kızlarda 15.2 olarak bulunmuştur(22). Tibia en sık stres kırığı rastlana bölge, basketbol ise en sık görülen spor dalı olmuştur .

 

Çocuklarda görülen ve  aşırı kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan  kronik yaralanmaların engellenmesi için çeşitli biyomekanik araştırmalar planlanmaktadır(13). Bu çalışmalar, dokulara binen yüklerin incelenmesi, aşırı yük getiren pozisyonların saptanması ve koruyucu malzemelerin etkinliğini bulmaya yönelik olarak planlanmaktadır .

 

CİNSİYET FARKLILIKLARI

Genç kızların spora katılımında bir artış gözlenmektedir. Erkeklerle karşılaştırıldığında benzer yaralanma oranları görülmektedir. Ancak yaralanma mekanizmaları farklı olabilmektedir. (18)..Kvist ve ark (1989), Williams ve ark (1998) erkek çocuklardaki yaralanmaları anlamlı olarak daha yüksek(%69). Bulmuşlardır (17,34). Kızların daha çok çekme tipi, erkeklerin ise kontüzyon şeklinde yaralandığı saptanmıştır. Kırıklarda da ayni özellik izlenmektedir, erkekler kırıklara daha çok maruz kalmaktadırlar.

Kız çocuklarında ACL yaralanmalarına daha fazla rastlanmaktadır. Bunun çok etkenli bir bir sonuç olduğu bilinmesine rağmen, dinamik bir hareket kalıbına, bu sıradaki kalça ve diz pozisyonuna, özellikle düşüş, havadan iniş sırasında proksimal kas kasılmasının vücut için yeterli güvenlik oluşturamamasına bağlı olduğu düşünülebilir(14). Fiziksel olarak aktif çocuk ve ergenlerde yaralanma özelliklerini inceleyen Ülkar ve ark (2002) kız ve erkek çocukların oranlarını sırasıyla %48 ve %52 olarak bulmuşlardır(31).  Bu oranların birbirine yakınlığı diğer araştırmacıların bulgularıyla paralelik göstermektedir.

 

YARALANMALARIN NEDENLERİ

Yaralanmaya neden olan etkenlerin etki oranlarını saptamak çok zordur. Bir yaralanmanın çok etkenli (multifaktöryel) olması nedeniyle ancak tek tek ele almak ve bunları daha çok yaralanmaların önlenmesine yönelik kullanmak mümkündür.  Burada bu etkenlerin bazıları şöyle sıralanabilir(2);

 

1)      Çocuklar vücut kitlelerine göre daha geniş vücut alanına sahiptir. Bu fazla temas yüzeyi  dış etkenlere açıklık yaratır.

2)      Çocukların baş büyüklükleri, yetişkinlerle kıyaslandığında, vücuda oranla daha fazladır. Baş bölgesi bu nedenle daha fazla risk altındadır.

3)      Koruyucu malzeme kullanımı için vücut fazla küçüktür.

4)      Büyüme bölgeleri travmalara karşı hassastır.

5)      Koruyucu hareket kalıpları, karmaşık motor beceriler henüz gelişmemiştir.

 

Çocuklarda görülen spor yaralanmalarından bir kısmı gelişimsel olarak henüz hazır olmadan yarışma sporlarına katılmalarına bağlanmaktadır. Nörolojik gelişim (neurodevelopment) ve hazırlıklı (readiness) olmak terimleriyle açıklanan, kompleks ve sürekli bir işlem olan bu sürecin gerek antrenörler, gerekse anne-baba tarafından iyi bilinmesi ve izlenmesi gerekmektedir. Çocuklarda yarışma kavramı gelişimi 9 yaşından önce, bilişsel ve fiziksel olarak yarışmaya hazırlıklılık ise 12 yaşından önce görülmemektedir (23). Spor dalına özgü olarak bazı ender kronik (cimnastikçilerde klavikula stres kırığı) veya akut yaralanmalar (kalecilik yapan çocuklarda distal radius kırıkları Boyd KT, Brownson P, Hunter JB.2001) da görülebilmektedir(6). Dolayısıyla, istatistiklerden hareketle genellemelerde bulunmanın yanısıra, literatüre dayalı olarak bazı özel olgulara da dikkat edilmesi gerekmektedir.

YARALANMA BÖLGELERİ

Yapılan birçok araştırmanın sonuçlarına göre en sık görülen yaralanma bölgeleri; ayak bileği, diz, el, dirsek, el bileği, baldır ön ve arka bölgesi, baş, boyun ve klavikula olarak bulunmuştur(Adirim TA, Cheng TL., 2003). De Loes ve ark (2000) tarafından yapılan, 12 spor dalında 7 yıl içinde 14-20 yaşlarında 370000 katılımcıya ait verilere göre diz 3864 olgu ile ilk sırada yer almaktadır(2). Başka araştırmalarda da alt ekstremitelerin daha fazla risk altında olduğu (3/4 oranında) gösterilmiştir (4,34).

 

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği Anabilim dalı Polikliniğine Haziran 1995 ile Aralık 2001 tarihleri arasında başvuruda bulunan 10-17 yaşları arasındaki 1193 çocuk sporcuya ait veriler incelendiğinde diz (%37.9) ve ayak-ayak bileği (%24.5) ilk sıraları almaktadır (Ülkar ve ark.2002). Bu sonuçlar literatür bilgilerine uyum göstermektedir(31).

 

Erken ergenlik döneminde apofizitler veya apofizlere yakın çekmeler (strain) diğer sorunlara oranla daha sık gözlenmektedir. Apofizitlere diz (Osgood-Schlatter), topuk (Sever) ve dirsekte (Little League) diğer bölgelere göre biraz daha sık rastlanmaktadır. Travmatik olmayan diz ağrısı genç sporcuların en fazla yakındıkları sorunlardan birisidir. Patellofemoral ağrı sendromu aşırı kullanım, patellanın zayıf ve yetersiz eklem hareketi, ayak ve bacak kemik dizilişinde normal dışı açılanmalar (malalignment-örn; pes planus veya artmış Q açısı) gibi etkenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ülkar ve ark.(2002) nın bulgularına göre apofizitlerin oranı toplam yaralanmaların %8.3ünü oluşturmaktadır. Tüm bunların 2/3 ü Osgood-Schlatter, 1/3 ü ise Sever Hastalığı’dır(31).

 

Anderson’un (2002) belirttiğine göre alt ekstremiteler daha sık yaralanmakla birlikte atmalar, raket sporları, yüzme gibi baş üstü hareketlerin yoğunlukla yer aldığı dallarda ise (Gomez JE. 2002) üst ekstremite sorunlarına sık rastlanmaktadır(3,11)..

 

Çocuklarda spora katılım artışıyla birlikte gözlenen bir başka nokta bel ağrısı artışı ve bunların önemli bir kısmının spondilozis veya spondilolsitezise bağlı olabileceğidir (26,35). Zamanında ve uygun tanı tedavideki güçlüğün önüne geçebilecek ve spora veya aktiviteye dönüşü çabuklaştırabilecektir. Çocuk sporcularda görülen bel ağrısında  ayırıcı tanıya özen göstermek gerekmektedir.

 

SPOR YAPAN ÇOCUKTA SIK GÖRÜLEN GÖRÜLEN BAZI KAS İSKELET SİSTEMİ SORUNLARI

 

SPOR YAPAN ÇOCUKLARDA BEL AĞRISI

Tanım : Hareketle ortaya çıkan bazen istirahatte de görülen bel ağrıları çocuklarda nadir görülmekle birlikte ciddiye alınması gereken durumlardır.

Nedenleri : Genellikle, krista iliaka apofizitleri ve yumuşak doku zedelenmeleri bel ağrılarından sorumludur. Ağır sportif antrenmanlar, aşırı kronik yüklenmeler (cimnastik, halter vb.) ile yanlış ve aşırı zorlayıcı hareketler bel çevresi dokularda zedelenmeler doğurur.

Tanı : Tanı, öykü (travma gibi), fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri ile konabilir.

Tedavi : Apofizitlerde özel tedavi ihtiyacı yoktur. Destekleyici yaklaşımlar ve aktivite modifikasyonu (ağır antrenmaların süre ve sıklıklarının azaltılması) yeterlidir.

Sevk ve izlem : 4-6 haftayı geçen, istirahat ve ağrı kesici gibi önlemlere de cevap vermeyen ağrılarda zaman kaybetmeden detaylı muayene yapılmalı ve tanı konmalıdır.

Ayırıcı tanı : Uzun süren ağrılar spondilozis, spondilolistezis, Scheurman veya tümörlere bağlı olabilir. Çocuklarda bel ve sırt ağrısı özellikle geceleri artan, uykudan uyandıran tarzda ise, bu bulgulara kilo kaybı, yorgunluk, nedeni açıklanamayan ateş
eşlik ediyorsa omurga ve omurilik tümörlerinin  veya enfeksiyonlarından şüphelenilmelidir. Nadir de olsa diskopati çocuklarda bel ağrısı nedeni olabilir.

Okula yönelik bilgiler :

Çocuğa düzenli spor yapma alışkanlığı verilebilmesi

Duruş bozukluklarının erken dönemde saptanması ve düzeltici egzersizler önerilmesi

Sırt çantası ağırlığının fazla olmaması için okul yönetimi tarafından önlem alınması

Bel sağlığını korumak için oturma, yük kaldırma, ayakta dururken ideal pozisyonlar hakkında bilgi verilmesi

 

OSGOOD-SCHLATTER HASTALIĞI

Tanım : Patellar tendonun tuberositas tibia yapışma noktasında çekme (traksiyon) nedeniyle oluşan şişlik ve ağrılı bir durumdur. Traksiyon apofiziti olarak da anılmaktadır. Çocuklarda görülen diz ağrısının en sık rastlanan nedenidir. Özellikle egzersiz sonrası ortaya çıkan ve çoğunlukla uzun süren (birkaç saatten birkaç güne kadar) ağrı yakınmaları ile hasta hekime başvurur. Benign bir hastalıktır ve ağrı nedeniyle hasta kendi hareketlerini kısıtlar ve bu yaklaşım iyileşmeye katkıda bulunur.

Nedeni : Hızlı büyüme dönemindeki çocuklarda (10-15) kuadriseps kasının doğurduğu çekme kuvveti patellar tendon ile tibiadaki yapışma yerine aktarılır. Ayrıca, bu dönemde kemik gelişimi yumuşak doku gelişiminden daha hızlı olduğundan kas ve tendonların esneklikleri azdır ve bu durum yapışma yerine fazla yük binmesine yol açar. Böylece, tibiadaki kemikleşme merkezi çekme kuvvetinin etkisiyle kısmen avulsiyona uğrar. Kemik zarının etkilenmesi sonucu ağrılı bir durum ortaya çıkar. Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık rastlanır. Basketbol, voleybol gibi sıçrama hareketleri içeren spor dallarına katılan çocuklarda daha sık görülür.

Tanı : Tanı, öykü ve fizik muayene ile konulabilir, gerektiğinde radyolojik olarak desteklenir.

Belirtiler

Diz kapağı altında, tüberositas tibia üzerinde koşu, sıçrama, çökme, merdiven çıkma ve inme ile artan ağrı yakınmaları

Dinlenme ile ağrıların azalması

%25 olguda ağrıların bilateral olması

Fizik muayene

Radyolojik bulgular

Patellar tendon yapışma yerinde kısmi avulsiyon görüntüsü tanı koydurucudur.

Ayırıcı tanı

Diz çevresi kemik yapıların tümörleri.

Tedavi ve okula yönelik öneriler

Kesin tedavisi bulunmamaktadır. Çok ağrılı durumlarda NSAİİ ve dinlenme önerilir.

Çok şiddetli ağrı yoksa, ağrının izin verdiği düzeyde fiziksel egzersizlere, spora katılıma izin verilebilir. Diz altından patellar tendonu destekleyen bantlar (fonksiyonel breys) yükün emilimini sağlayabilir. Çocukların büyüme döneminde vücut ağırlık artışı sorunu şiddetlendirebileceğinden kilo kontrolüne dikkat edilmesi gerekir. Beden eğitimi derslerinde mümkün olduğunca pasif kalarak ancak derse katılarak (örneğin hakem veya öğretmene yardımcı olarak) gruptan kopmaması sağlanabilir. Beden eğitimi derslerinden muaf olmasını gerektiren bir durum değildir.

İzlem ve sevk kriterleri

 

SEVER HASTALIĞI

Tanım : “Kalkaneal epifizit” olarak da bilinen bu hastalık Aşil tendonunun yapışma yerinden kalkaneusta oluşan çekmeye bağlıdır. Çocukluk çağında ortaya çıkan topuk ağrılarının başlıca nedenidir. Fiziksel aktivitenin yoğun olmasına bağlıdır ve erkeklerde daha sık görülür.

Nedenleri : Genellikle sert zeminde, çok sık ve ağır yüklenmeler şeklinde yapılan etkinliklerden sonra oluşan apofizite bağlı bir rahatsızlıktır.

Tanı : Klinik muayene ile ve radyolojik olarak konur.

Tedavi : Özel bir tedavi yoktur. Ağrı şiddetliyse topuk desteği (lastik topukluk) ile şok emilimi sağlanır. Antrenmanlar modifiye edilerek azaltılmalıdır. Hastalığa bağlı ağrı aktiviteyi kendiliğinden  kısıtlar.

 

PATELLO-FEMORAL AĞRI

Tanım : Çocuklarda en sık görülen diz ağrısı nedenlerindendir. Patellofemoral sendrom veya kondromalazik patella olarak da adlandırılmaktadır.

Nedeni : Sık tekrarlanan ve sıçramalı hareketlerde (özellikle antrenmanlarda) patellofemoral ekleme fazla yük binmesi ve zamanla kıkırdak dokuda hasar oluşmasına bağlıdır. Diz çökme ve ip atlama sırasında da ağrı yakınmaları belirgin olabilir.

Tanı : Klinik olarak tanı konur. Ağrı başlıca yakınmadır. Patella üzerine avuç içi ile baskı yapılması veya kuadriseps kası kasılırken patellanın üstten sabitlenmesi sırasında diz

kapağının altında ani ve şiddetli ağrı olması tanı koydurucudur.

Tedavi : Genellikle kuadriseps kası kuvvetlenmesi, şiddetli ağrı dönemlerinde aktivitenin azaltılması, özellikle sıçramalardan kaçınılması yeterli olur. Çok şiddetli ağrılı durumlarda analjezikler kullanılabilir.

Sevk ve izlem : Ağrıların devam etmesi ve şiddetlenmesi durumunda sevk edilmelidir.

 

AYAK BİLEĞİ BURKULMASI

Tanım : Ayak bileği ekleminin mekanik stabilitesini sağlayan bir yada daha fazla bağın (ligaman) gerilmesi, kısmen veya tam kopmasıyla oluşan yaralanmadır. En sık yaralanma şekli ayak bileğinin içeri doğru (inversiyon) burkulması ve anterior talo-fibular bağın (ATFL) yırtılmasıdır (%60-70). Ayak bileği bağ yaralanmaları üçe ayrılır :Birinci derece yaralanmada bağda kopma mikroskopik düzeydedir. Belirtiler ödem ve hassasiyet ile sınırlıdır ve fonksiyon kaybı çok az yada yoktur. İkinci dereceli yaralanmada bağda sınırlı veya morfolojik düzeyde kopma gelişir. Belirgin ödem, ağrı ve hassasiyet bulguları vardır. Fonksiyon kaybı sınırlıdır. Üçüncü dereceli yaralanmalarda bağın bütünlüğü ortadan kalkmıştır. İleri derecede ödem, ağrı ve hassasiyet vardır. Fonksiyon kaybı belirgindir. İnstabilite vardır.

Nedenleri :

Tanı : Öykü, fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri tanı koydurucudur.

Klinik bulgular:

Ayak bileğinin burkulma öyküsü

Çeşitli derecelerde şişme, morarma, hareket ve yürüme zorluğu

Akut tabloya zaman içerisinde artan duyarlılık ve ekimoz eşlik etmesi

Fizik muayene :

Radyolojik bulgular: Ayak bileği için standart grafiler ön arka, lateral ve Mortis grafilerileridir. Ayrıca radyolojik tetkikler ayak plantar fleksiyonda iken bilek inversiyon ve eversiyona getirilecek şekilde stress grafileri olarak da yapılır. Manyetik rezonans görüntülemenin kıkırdak ve yumuşak doku patolojilerine en hassas yöntem olması ayak bileği içinde geçerlidir. Yöntem bağ lezyonlarına eşlik eden talustaki osteokondral lezyonlar ve peroneal tendonlar ile kılıfındaki patolojilerin tanısına da yardımcı olur. Bilgisayarlı tomografi özellikle patolojiye eşlik eden kemiksel düzeydeki değişikliklerin tanısında yararlıdır.

Tedavi: İlk tedavi koruma, istirahat, soğuk (24-48 saat boyunca saat başı, 8-10 dakika, havlu veya bandaj üzerinden buz) uygulama, kompresyon (bandaj ile) , elevasyondan oluşmaktadır. Amaç ödem gelişimini, hasarın ilerlemesini önlemek ve ağrıyı azaltmaktır. Öncelikle ayak bileği eklemi istirahate alınır. 2. ve 3. dereceden burkulmalarda alçı atellerden yararlanılır. Basmamak için koltuk değnekleri kullanılabilir. Bu süre içerisinde o eksremiteye yük verilmez. Soğuk uygulama analjezi amacıyla da kullanılır. Ayrıca lokal veya oral NSAA ve analjezik ilaçlardan verilebilir. Tedavinin ilerleyen döneminde (10-14 gün sonra) ayak bilek egzersizleri de verilmelidir. 1.dereceden yaralanmalarda aktif yaşama dönüş yaklaşık 1-2 haftada, 2.dereceden yaralanmalarda ise dönüş 2-3 haftada olmaktadır. Bu yaralanmaların tedavisinin konservatif olması yönünde görüş birliği vardır. Deltoid ligamanın izole yırtığı son derece nadirdir. Ayak bileğinde nükseden instabilite veya burkulmalar, bileğin boşalarak düşme endişesi kişileri çok rahatsız eder. Konservatif tedaviye rağmen semptomatik instabilite görüldüğünde, cerrahi onarım önerilen bir tedavi yöntemidir.

İzlem ve sevk kriterleri :

Okula yönelik bilgiler :

Bu durumda çocuk derslerden geri kalmamalıdır. Sadece beden eğitimi derslerine girmemelidir. İlk 3-4 günlük istirahatın ardından diğer derslere girebilir, ancak ayak bileğinin şişmemesi için oturduğunda ayağını yukarı kaldırılması (elevasyon) için uyarıda bulunulmalı ve öğretmenler bu konuda toleranslı olmaları için bilgilendirilmelidir. Okulda buz uygulama olanakları ve elastik bandaj bulundurulması önemlidir.

 

KAS YARALANMALARI

Tanım : Kas veya kas tendon birleşme yerinde güçlü ve ani kasılmaya bağlı çekme (zorlanma), kısmi veya tam kopmalarla ortaya çıkan zedelenmeler şeklinde görülür. Büyümenin hızlandığı dönem öncesinde daha az, büyüme döneminden sonra daha sık ortaya çıkar. Kas yaralanmalarının ciddiyeti 3 derece olarak sınıflanmaktadır. 1.derece kas zorlanmalarında belirgin bir bozulma yoktur. Hafif ağrı ve hassasiyet söz konusudur. 2.derece zedelenmelerde kısmi bir bozulma, şiddetli ağrı, hafif fonksiyon kaybı vardır. 3.derece yaralanmalarda kas lifleri tamamen kopmuştur. Kopma ya kasın orta kısmında yada kas-tendon birleşme yerindedir. En sık zedelenen kas grupları hamstring ve gastrosoleustur.

Nedenleri : Kas yaralanmaları, genel olarak, ani ve hazırlıksız gerilmelere, tam ısınma ve germe egzersizleri yapmadan zorlanmalara, kondisyonsuz olarak çok yüklenme sırasında ortaya çıkan yorgunluğa rağmen kas kasılmasının devam ettirilmeye çalışılmasına bağlıdır.

Tanı : Öykü, fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle tanı konur. Öyküde, hasta hareket (egzersiz, spor, özellikle koşu) sırasında kasta ani ve çok şiddetli ağrı ve kramp tarzı acı hissi olduğunu, hareketi bırakmak zorunda kaldığını belirtir.

Klinik bulgular :

1.dereceden zorlanmalarda belirgin bir görünüm yoktur. 2. ve 3. dereceden zorlanmalarda zedelenmeden birkaç gün sonra ekimoz ortaya çıkar. Ciddi zedelenmelerde bazen şişlik tabloya eşlik edebilir.

Zedelenmiş kasa ait fonksiyonlarda azalma veya kayıp vardır.

Fizik muayene :

Palpasyonla zedelenmiş bölgede hassasiyet

3.dereceden yaralanmalarda kas yırtığının olduğu bölgede boşluk (çukur) belirtisi

Görüntüleme yöntemleri : Direk grafilerin tanı değeri sınırlıdır. Ultrasonografi ve MRG yöntemleri zedelenmenin yeri ve büyüklüğü hakkında daha doğru bilgi verir.

Tedavi : İlk 24-48 saat, saat başı 10-15 dakika kadar soğuk uygulanır ve elastik bandajla

kompresyon bandajı yapılır. Zedelenmiş taraf elevasyona getirilir. Dinlendirilerek zedelenmenin artışı önlenir. Masaj yapılmamalıdır. Analjezikler ve kas gevşeticiler ağrı ve spazmın giderilmesinde yardımcı olabilir. Lokal olarak NSAİİ uygulanabilir. Heparin içeren pomatlar hematomun emilimine yardımcı olabilir. 1.dereceden zedelenmeler 7-10 gün, 2.derece 14-21 gün ve 3.derece olanlar ise 3-6 hafta arasında iyileşir. İyileşmeyi desteklemek için sportif rehabilitasyon uygulamalarının yararı olur.

İzlem ve sevk kriterleri :

Okula yönelik bilgiler :

 

KAS SERTLİKLERİ – KAS EZİLMELERİ

Tanım : Kaslardaki ağrılar, özellikle ağır fiziksel egzersizler ve antrenmanlardan sonra (genellikle ertesi gün) ortaya çıkan ağrılı durumlardır. Gecikmiş kas ağrısı (Delayed Onset Muscle Soreness) olarak da adlandırılan bu durum kondisyonsuz (veya yetersiz kondisyonla) yapılan antrenmana kasların verdiği ağrılı sertleşme şeklinde cevabıdır. Kas ezilmeleri ise herhangi bir dış darbeye bağlı olarak kas dokusunda meydana gelen zedelenmedir. Travmanın şiddetine göre hafif ekimozdan ciddi hematomlara kadar değişen doku zedelenmesi olabilir.

Tanı : Öykü, fizik muayene ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri tanı koydurucudur. Yoğun fiziksel aktivite, spor, egzersiz öyküsü ve ardından ortaya çıkan ağrı ve sertlik gecikmiş kas ağrısının temel belirtileridir. Kas ezilmelerinde ise direk dış travma öyküsü vardır.

Fizik muayene bulguları : Kas sertliklerinde muayenede ağrılı, hassas bölge saptanır. Genellikle faysa içindeki bir kas grubu serttir. Kasa ait fonksiyon ağrı ve sertlik nedeniyle kısmen bozulmuştur. Kas ezilmelerinde ise ekimoz ve hematoma bağlı şişlik saptanabilir. Kasın derin tabakalarında belirgin hematom olmadığı durumlarda fonksiyon bozulmamıştır.

Görüntüleme yöntemleri : Ultrasonografi ve MRG hematomun yeri ve büyüklüğü açısından bilgi verir.

Tedavi : Kas sertliğinde analjezik ve kas gevşeticiler yardımcı olur. Kas zedelenmesi yoksa sıcak uygulamalar ve masaj kas gerginliğinin giderilmesinde yardımcıdır. Elevasyon önerilir. Genellikle 2-3 gün içinde yakınmalar azalır ve aktiviteye geri dönülür. Kas ezilmelerinde ilk 24-48 saat içinde soğuk uygulama, kompresyon, elevasyon, dinlenme ve zedelenmeden koruma ilk yaklaşımdır. Masaj yapılmamalıdır. Analjezikler ve hematomun emilimi için lokal uygulanan heparinli pomadlar kullanılabilir. Kas ezilmeleri genellikle 3 hafta içinde tamamen iyileşir. Hematomun büyük olması durumunda aspirasyon ve ardından kompresyon bandajı gereklidir.

Sevk ve izlem kriterleri :

·        Kas sertliğine nörolojik bulguların (duyu kaybı gibi) eşlik etmesi

·        Kas ezilmelerinde hematomun büyüklüğü ciddi boyutlarda olması ve komşu dokularda (sinir-damar) zedelenme olasılığı

 

 

SONUÇ ve ÖNERİLER

Çocuklarda spora ait yaralanma oranlarının sağlıklı bir şekilde elde edilmesi yaralanmaların önlenmesi, sağlık giderlerinin azaltılması, spora katılımla ilgili kayıpların engellenmesi gibi yararlar sağlayacaktır. Epidemiyolojik çalışmaların prevalans ve insidansı gösterecek şekilde yapılması, yaralanma oranlarının spor dalına özgü ve 1000 antrenman saati başına ifade edilmesi karşılaştırılabilir sonuçlar elde etmek açısından gerekmektedir. Yaralanmalara karşı önlemler alınması için elde edilen sonuçların ilgililere (anne-baba, spor eğiticisi, antrenör, yönetici) ulaştırılması da büyük önem taşımaktadır.

 

KAYNAKLAR

1-Abernethy L, MacAuley D. Impact of school sports injury. Br J Sports Med. 2003 Aug;37(4):354-5.

2-Adirim TA, Cheng TL. Overview of injuries in the young athlete. Sports Med. 2003;33(1):75-81

3-Anderson SJ. Lower extremity injuries in youth sports. : Pediatr Clin North Am. 2002 Jun;49(3):627-41.

4-Backx FJ, Erich WB, Kemper AB, Verbeek AL.Sports injuries in school-aged children. An epidemiologic study.Am J Sports Med. 1989 Mar-Apr;17(2):234-40. Review.

5-Bienefeld M, Pickett W, Carr PA. A descriptive study of childhood injuries in Kingston, Ontario, using data from a computerized injury surveillance system.

Chronic Dis Can. 1996 Winter;17(1):21-7

6-Boyd KT, Brownson P, Hunter JB.Distal radial fractures in young goalkeepers: a case for an appropriately sized soccer ball. Br J Sports Med. 2001 Dec;35(6):409-11.
7-Damore DT, Metzl JD, Ramundo M, Pan S, Van Amerongen R.   Patterns in childhood sports injury. Pediatr Emerg Care. 2003 Apr;19(2):65-67
8-Edwards PH, Grana WA.Anterior cruciate ligament reconstruction in the immature athlete: long-term results of intra-articular reconstruction. Am J KneeSurg.2001Fall;14(4):232-7
9-Ergen E. Çocuklarda görülen spor yaralanmaları, 8.Ulusal Spor hekimliği Kongresi, 25-27 Mayıs 2001 İstanbul

10-Flynn JM, Lou JE, Ganley TJ Prevention of sports injuries in children. Curr Opin Pediatr. 2002 Dec;14(6):719-22

11-Gomez JE. Upper extremity injuries in youth sports. Pediatr Clin North Am. 2002 Jun;49(3):593-626,vi-vii.

12-Guskiewicz KM, Marshall SW, Broglio SP, Cantu RC, Kirkendall DT.No evidence of impaired neurocognitive performance in collegiate soccer players. Am J Sports Med.2002Mar-Apr;30(2):157-62.
13-Hawkins D, Metheny J.Overuse injuries in youth sports: biomechanical considerations. Med Sci Sports Exerc. 2001 Oct;33(10):1701-7.
14-Ireland ML. The female ACL: why is it more prone to injury? Orthop Clin North Am. 2002 Oct;33(4):637-51

15-Kingma J, Ten Duis HJ. Injuries due to school sports accidents in 4 to 13-yr.-old children.
Percept Mot Skills. 2000 Feb;90(1):319-25.

17-Kvist M, Kujala UM, Heinonen OJ, Vuori IV, Aho AJ, Pajulo O, Hintsa A, Parvinen T. Sports-related injuries in children.Int J Sports Med. 1989 Apr;10(2):81-6.

18-de Loes Epidemiology of sports injuries in the Swiss organization "Youth and Sports" 1987-1989. Injuries, exposure and risks of main diagnoses. Int J Sports Med. 1995 Feb;16(2):134-8.

19-Loud KJ, Micheli LJ.Common athletic injuries in adolescent girls. Curr Opin Pediatr.2001Aug;13(4):317-22.
20-Luckstead EF, Patel DR. Catastrophic pediatric sports injuries. Pediatr Clin North Am.2002Jun;49(3):581-91.
21-McCrory P.Does second impact syndrome exist? Clin J Sport Med. 2001 Jul;11(3):144-9.
22-Ohta-Fukushima M, Mutoh Y, Takasugi S, Iwata H, Ishii S Characteristics of stress fractures in young athletes under 20 years. J Sports Med Phys Fitness. 2002 Jun;42(2):198-206

23-Patel DR, Pratt HD, Greydanus DE.Pediatric neurodevelopment and sports participation. When are children ready to play sports? Pediatr Clin North Am. 2002Jun;49(3):505-31,v-vi.
24-Purvis JM, Burke RG.Recreational injuries in children: incidence and prevention. J Am Acad Orthop Surg. 2001 Nov-Dec;9(6):365-74.

25-Radelet MA, Lephart SM, Rubinstein EN, Myers JB. Survey of the injury rate for children in community sports Pediatrics. 2002 Sep;110(3):e28

26-Sassmannshausen G, Smith BG. Back pain in the young athlete. Clin Sports Med. 2002 Jan;21(1):121-32.

27-Small E. Chronic musculoskeletal pain in young athletes. Pediatr Clin North Am. 2002Jun;49(3):655-62,vii.
28-Smith A.D., Loud K.J., Special populations in : Team Physician Manual.FIMS, ed: Michell L., Smith A., Bachl N., Rolf C., Chan K.M., Lippinkott Williams & Wilkins, China, p.208-234
29-Sorensen L, Larsen SE, Rock ND.The epidemiology of sports injuries in school-aged children. Scand J Med Sci Sports. 1996 Oct;6(5):281-6.

30-Thein L.A. The child and adolescent athlete in : Athletic Injuries and rehabilitation , ed: Zachazewski J.E., Magee D.J., Quillen W.S., W.B.Saunders Co. Philadelphia, 1996, p.933-958

31-Ülkar B., Güner R. Ergen E. Fiziksel olarak aktif çocuk ve ergenlerde  yaralanma özellikleri, 7.Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi 27-29 Ekim 2002, Antalya

32-Velin P, Four R, Matta T, Dupont D. Evaluation of sport injuries in children and adolescents. Arch Pediatr. 1994 Feb;1(2):202-7. French.

33-Watkins J, Peabody P.Sports injuries in children and adolescents treated at a sports injury clinic.J Sports Med Phys Fitness. 1996 Mar;36(1):43-8.

34- Williams JM, Wright P, Currie CE, Beattie TF. Sports related injuries in Scottish adolescents aged 11-15.Br J Sports Med. 1998 Dec;32(4):291-6.

35- Wimberly RL, Lauerman WC. Spondylolisthesis in the athlete. Clin Sports Med. 2002 Jan;21(1):133-45, vii-viii.

36- Ayak Bileği Lateral Ligaman Yaralanmaları, 2002, O.Polat, İ.Güler, İ.Tek, H.Öğüt, A.Yıldız Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 55(3)205-210

37- http://www.niams.nih.gov/hi/topics/childsports/child_sports.ht

38- http://www.niams.nih.gov/hi/topics/strain_sprain/strain_sprain.htm

39- http://www.orthoseek.com/articles/anklesprain.html

40- http://www.lpch.org/DiseaseHealthInfo/HealthLibrary/orthopaedics/sprnstrn.html

41- http://www.printo.it/pediatric-rheumatology/information/Turchia/PDF/12_PAIN_turkey.pdf

42- http://www.printo.it/pediatric-rheumatology/information/Turchia/PDF/12_PAIN_turkey.pdf

43- Emin Ergen. “Sporcu sağlığına giriş ve genel kavramlar”, Sporcu Sağlığı ve Spor Yaralanmaları, Yazarlar; Ergen Emin, Güner Rüştü, Zergeroğlu Ali Murat, Ulkar Bülent, Kunduracıoğlu Burak. Nobel Yayın Dağıtım, 2003, Ankara

44- http://www.emedicine.com/emerg/topic347.htm

45- Coping With Osgood-Schlatter Disease Robert C. Meisterling, MD; Eric J. Wall, MD; Michael R. Meisterling THE PHYSICIAN AND SPORTSMEDICINE - VOL 26 - NO. 3 - MARCH 98

46- http://www.niams.nih.gov/hi/topics/childsports/child_sports.htm

47- Ergen E., Çocukluk ve ergenlik döneminde spor yaralanmalarının nedenleri, epidemiyolojisi, risk faktörleri, Acta Orthop Traumatol Turc 2004;38 Suppl 1:27-31